Üye Menüsü
  Kullanıcı Adı:
 
  Şifre:
 
  Her ziyaretimde otomatik giriş yap
 

 [ Şifremi unuttum ]
 [ Üye Ol ]
 



Arama Yap

Gelişmiş Arama İçin
Fakülte GOOGLE

Mini Menü

Müzik Terimleri Sözlüğü
BACH Notaları
CHOPIN Notaları
BEETHOVEN Notaları
MOZART Notaları
VIVALDI Notaları
PAGANINI Notaları
PALESTRINA Notaları
TCHAIKOVSKY Notaları
ALBENIZ Notaları
SCHUBERT Notaları
HANDEL Notaları
TELEMANN Notaları
Klasik Gitar Notaları
Pano Klavuzu
Keman Dersi
Fakülte GOOGLE
Flüt Dersi


Google Önerileri


TTnet Vitamin


Dünya Sıralamasında -Fakülte-



Flamenko
 

Başlığa cevap gönder    -> Kültür / Sanat Haberleri
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj

Outface


Üye


Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 206
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Çrş Oca 23, 2008 12:22 am    Mesaj konusu: Flamenko Alıntıyla Cevap Gönder

Flamenko, Güney İspanya'nın Endülüs bölgesine özgü ama bu bölgeyle sınırlı kalmamış bir müzik ve dans türüdür.
14.yy. sonrasında çingenelerin, Arapların, Yahudilerin ve toplumdışı bırakılmış Hristiyanların toplumun dış çevresinde kaynaşması sonucu meydana gelmiştir. Her ne kadar flamenko Endülüs bölgesine özgü olsa da sadece bu bölgeye veya İspanya'ya ait değildir. Flamenko flamenkocularındır. Dünyanın her yerinden gönül verenlere, flamenko için içten olarak bir şey yapanlara aittir.

Halkların problemleri vardır. Kendilerini bir şekilde ifade etmek isterler. Bunu da müzik ve dans yoluyla yaparlar. Yıllarca zulüm gören, yoksulluk çeken, ezilen, toplumsal sorun ve güvenilmez olarak nitelendirilen, bütün tarihleri boyunca mal mülk edinemeyen, adi işlerde, tarım yada maden ocaklarında çalıştırılan çingeneler hırs, şefkat, özgürlük ruhu, isyan, sosyal kalıplaşmanın olmaması gibi etkenlerle flamenko'yu oluşturdu. Acılarını, mutsuzluklarını flamenko ile ifade ettiler. Flamenko'daki sert duruşlar, ifadeler hep bunların sonucudur.

Bizler belki de, asırlardır süregelen bu gizemli müzik ve dansın içinde barındırdığı hüznün güzelliğine, içinde bulunduğu hüznü terk etmek istemeyen insanların halini anlatan ve flamenko sanatına ilham veren bu ruhani güç'e (İspanyolca'daki karşılığı duende'dir) kapılıyoruz ve flamenko sanatından bu kadar çok etkileniyoruzdur.

Flamenko'nun özü şarkıdır. Çoğunlukla gitar ve doğaçlama dans şarkıya eşlik eder.

3 sınıf flamenko vardır. En ağır başlısı "cante grande" (büyük şarkı) adıyla anılan ve ölüm, keder ve din konularını işleyen "cante jondo" dur (derin şarkı)

Ara sınıfta "cante intermedio" (orta şarkı) bulunmaktadır. Gene dokunaklı ama daha az ağırbaşlı ve çoğunlukla doğu müziğinden esintiler taşıyan flamenko'lar yer alır.

En hafif tarz olan "cante chico" (küçük şarkı) konuları ise aşk, kırsal yaşam ve eğlencedir. Her tarzın kendine özgü bir ritmi ve akor yapısı bulunmaktadır. Vurgu ve duygusal içerik farklarıyla da birbirlerinden ayrılmaktadır.

Flamenko Terimi, tam olarak nereden çıktığı tesbit edilememiştir, elde edilen teoriler ise şunlardır;
İspanyol Yahudiler dini şarkılarını, rahatsız edilmeden söyleyebilecekleri yerlere göç etmişler ve bu şarkılar İspanya'da kalan Yahudilerce "Flamenko" olarak adlandırılmıştır.
Flamenko kelimesi, "fellah minküm" diye okunan "sizden olan çiftçi" anlamına gelen Arapça kelimelerden edinilmiştir.
19. yy. başlarında kibirli, küstah insan anlamına gelen bir argo kelime olarak kullanılmıştır.

Flamenko Tarihi
Avrupa'nın en eski yerleşimi olarak bilinen Cadiz, M.Ö.1100'de Fenike'liler tarafından kurulmuştur. M.Ö.550'de eski Yunanlılar Güney İspanya'yı kontrol altına aldılar. M.Ö.201- M.S.206 Roma İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. 711'de Mağribiler (Faslılar) olarak bilinen Araplar, Suriyeliler ve Berberiler İspanya'yı işgal ettiler. 800 sene burada hakimiyet kurdular.

Arap kültürü İspanya'yı çok büyük ölçüde etkiledi. Kendi şiir, şarkı ve müzikal enstrümanlarını getirdiler. İspanya'nın müziğine duygusallık ve duyarlılık kazandırdılar.

1492'de İspanya tekrar Hristiyan hakimiyetine girdi. En son Endülüs bölgesine ulaştılar. Arap işgalinde en uzun süre kalan bölge Endülüs bölgesi oldu. Hristiyan krallar çok fanatiklerdi ve bu bölge köylerine çok kötü davranıyorlardı. İnsanları zorla vaftiz edip Hristiyan dinine geçiriyorlardı. Böylelikle Müslüman kültürü dağıldı, krallar oraya yerleştiler. Bölgedekilerin varlıkları ellerinden alındı, halk fakirleşti. Bir şekilde yaşam mücadelesi verip kendi kendilerine ayakta durmaya çalıştılar. Yüzyıllar boyu süregelen hoşgörünün yerini baskılar ve yasaklar almaya başlamıştı.

Flamenko'nun Doğuşu ve İspanya'ya Gelişi
Kristof Kolmb'un Hindistan'a ulaşmak için batıda doğuya yola çıkarak Amerika'yı keşfetmesi ve çingenelerin İspanya'ya girişi aynı döneme rastlamaktadır. Katolik kralı ve kilise izni ile Endülüs dağlarında sığınma hakkını almışlardır. Genellikle çayırlık bölgelerde kendine has ve kötü şartlarda yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Göç halkı olan çingenelerin Endülüs'e yerleşmesiyle ilk artistik flamenko doğmuştur. Bu müzik kendi müzikleri ve Endülüs folklörünün birleşmesiyle meydana gelmiştir.

Endülüs Müziği'ni Etkileyen Unsurlar
1700'lerden beri İspanyol'ların Afrika'yı yoğun bir şekilde keşfetmeye başlamaları ve Sevilla şehrinin İspanya yarımadasının en büyük köle marketi haline gelmesi ve zenci müziğinin Endülüs müziği üzerindeki etkisi.
İspanyolların Amerika'yı keşfetmeleri sırasında Akdeniz bölgesinden yapılan yolculuklarla Sevilla ve Cadiz limanları Amerika'nın en önemli limanları haline geldi. Ticaret buralarda yapıldı. Zenginlik içinde güneyden pek çok sanatçının gelmesiyle kültürler yayıldı. Güney Amerika'da oluşan Latin Amerikan müziği geri gelen İspanyollarla Endülüs'e taşınmış oldu.

Flamenko'nun Tarihsel Aşamaları
1780'den itibaren ilk canteor- La Edad de Oro'dan (şarkıcı) haberimiz oluyor.
1840'dan itibaren flamenko'nun altın çağı başladı. Şarkı ve dansa daha çok önem verilmeye başlandı. Çingene cante'leri önceleri evlerde aile içinde oluşuyordu, sonra da küçük tavernalarda. Diğer yandan çok tanınmış şarkıcılar her yıl değişik ülkelerde fiesta'larda (parti, eğlence) şarkı söylüyorlardı (Cante de Payo - çingene olmayanların şarkısı- Fandango türü) İlk " Cafe Cante" (flamenko gece klübü) 1842'de Sevilla'da açıldı. "Cafe Cantante" olarak bilinen bu dönem için, bugünkü flamenkonun başlangıcıdır demek hiç de yalan olmaz.
1850'de Silveria Francoletti- çok önemli bir şarkıcı- işadamı oluyor ve Cafes Cantantes gibi mekanları işletmeye başlıyor. Tüm seyircileri kendine çekmek için de her iki tür müziği birleştiriyor.
Şimdiki flamenko bu iki türün birleşimi. Yani Cantes Gitanos (çingenelerin şarkıları) ve Cantes Payo (çingene olmayanların şarkıları) Flamenko'nun gelişmesinde, yani makamların oluşmasında çok büyük katkısı olan pek çok sanatçı bu dönemde yaşamıştır. Bu nedenle flamenko'nun büyük gelişme gösterdiği bu döneme "Altın Çağ" denilmektedir.
1910 senesi flamenko'nun altın çağı ve cafe cantante'lerin sonudur. "Puro flamenko"nun (geleneksel) geleceğinden endişe duyan entelektüel kesim, bu sanatın, ticari bir araç olarak kullanılamayacağını, "kırsak kesimin" sanat dalı olarak kalması gerektiğini savunuyorlardı. Dönemin iki önemli sanatçısı, Manuel de Falla ve Lorca, 1922'de Granada'da El Primer Concurso de Cante Jondo adlı şarkı yarışmasını organize ettiler. Yarışma'dan sonra flamenko profesyonelleşti, gelişti ve geniş halk kitlelerine yayıldı.
1936'daki iç savaş ile, birçok sanatçı ülkeyi terk etti. Böylece flamenko dünyaya açıldı.
1950'lerde flamenko artık festivallerde icra edilen bir sanat dalına dönüştü. Cafe Cantante'lerin yerini bugünkü tablao'lar almaya başladı. Sevilla Bienali günümüzde düzenlenen festivaller arasında en önemlilerinden biridir.
1954'de tüm flamenko ustaları Antologia del Cante Flamenko'ya kaydedildi.
1956'da Cante Jondo'nun ulusal yarışması Cordoba'da başlatıldı.
1958'de Jerez de la Frontera'da " Catedra de Flamencologia" (Flamenkoloji Kürsüsü) kuruldu. Amaçları flamenko'yu korumak ve bu konuda çalışmalar yapmaktı.
1960'lardan itibaren flamenko rönesans yaşamıştır. Eski şarkılar gelecek nesillere aktarılmak üzere kayda alındı. Flamenko tarihini araştıran ve türlerini analiz eden kitaplar yazılmaya başlandı.
1960'ların sonunda Paco de Lucia'nın ilk albümü çıktı, flamenko gitarının devrimi gerçek anlamda başlamış oldu. "Rumba" albümüyle İspanya'daki ulusal ilgiyi flamenko üzerine çekti.
1970'lerde, Paco'nun birlikte çalıştığı "cante"lerin genç dehası Camaron, en etkili şarkıcıydı.
Yine 1970'lerde festival olgusu ortaya çıktı. Flamenko'daki samimiyet ve doğaçlama yerini ustalığa ve ticarete bıraktı. Sanatçı içini saran isteği dindirmek için değil , sırası geldiği için dans etmeye başladı.
1980'lerde ise sanatın her alanında teknik gelişmeler yaşandı. Beraberinde ticari patlamayı getirdi.
Günümüzde ise flamenko esnek yapısıyla gelişmeye açık ve kontrol dışındadır.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Sponsor

muzikbolumu


Üye


Kayıt: 03 Nis 2008
Mesajlar: 20
Şehir: Denizli

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Prş Nis 03, 2008 8:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Flamenko çok süper gerçekten
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

desperado


Üye


Kayıt: 31 May 2007
Mesajlar: 55
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Hzr 09, 2008 12:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Mükemmel...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

steel_dragon


Üye


Kayıt: 05 Tem 2007
Mesajlar: 10
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Prş Hzr 12, 2008 11:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Flamenco denince aklıma ilk gelen isim Paco de Lucia oluyor
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

hailtimiet


Üye


Kayıt: 29 Hzr 2008
Mesajlar: 20
Şehir: Gaziantep

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Tem 05, 2008 3:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

harikaaa tek kelimeyle
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

hailtimiet


Üye


Kayıt: 29 Hzr 2008
Mesajlar: 20
Şehir: Gaziantep

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Tem 05, 2008 3:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

harikaaa tek kelimeyle
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

hailtimiet


Üye


Kayıt: 29 Hzr 2008
Mesajlar: 20
Şehir: Gaziantep

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Tem 05, 2008 3:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

harikaaa tek kelimeyle
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

gLz*


Üye


Kayıt: 07 Tem 2008
Mesajlar: 21
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Sal Tem 08, 2008 3:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

dansı da çok güzel çok çekici bi dans bnce Smile
_________________
this pain will never end
our scars will never mend..
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

altınay


Üye


Kayıt: 20 Ekm 2007
Mesajlar: 20
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Çrş Tem 16, 2008 3:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Tebrikler.Emeğinize sağlık
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Önceki mesajları göster:   
Başlığa cevap gönder  


1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indirebilirsiniz



Güvenlik Sistemi CBACK CrackerTracker
3569 saldırı girişimi engellendi.

Copyright © 2006 Müzik Fakültesi