Üye Menüsü
  Kullanıcı Adı:
 
  Şifre:
 
  Her ziyaretimde otomatik giriş yap
 

 [ Şifremi unuttum ]
 [ Üye Ol ]
 


Arama Yap

Gelişmiş Arama İçin
Fakülte GOOGLE




En Sevdiğin Şiiri Paylaş :)
Bu Bölümün Tüm Sayfaları | Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki  

Başlığa cevap gönder    -> Edebiyat
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj

ines_de_castro


Aktif


Kayıt: 09 Nis 2008
Mesajlar: 528
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr Arl 28, 2008 12:41 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Matilde'ye Sone

Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat.
Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.

Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak
bir yolculuğa yeniden başlamak için:
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.

Sanki ellerindeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni.

Sevgimin iki canı var seni sevmeye.
Bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.

(cevat çapan)

Pablo Neruda

bir gün sevmeye başlamak için,işte sırf bunun için sevmeyeceğim seni.

_________________
Derler ki bir yerden sonra,acımaz daha fazla....
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Sponsor

ines_de_castro


Aktif


Kayıt: 09 Nis 2008
Mesajlar: 528
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr Arl 28, 2008 12:46 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Unutmak Yok

Bunca zamandır nerede olduğumu soracak olursan
'Oldu birşeyler' demeliyim
oturmalıyım bir taşa
kararan dünyada,
kendini yemiş bitirmiş bir nehirde.
Korumasını bilmiyorum yitirdiklerini kuşların
Geride bıraktığım denizi
ya da çığlığını kızkardeşimin.
Nedir bu toprağın zenginliği?
Gün neden günle kapanıyor?
Neden karanlık gece çalkalanıyor ağzımda?
Ve ölüm neden?

Nereden geldiğimi sormayacak mısın?
Anlatayım sana;
Kırık şeyleri
Acılı kapları
Sık sık tozlanan koca sığırları
ve tutulu kalbimi.

Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler,
ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan.
Ağlayan yüzlerdir bunlar,
Parmaklardır gırtlağımızdaki,
ve toprağa düşen yapraklardır.
Yiten günün karanlığıdır.
Yeşertir kaleleri hüzünlü kanımızdaki.

İşte menekşeler ve işte kırlangıçlar,
Sevdiğim her şey
Tatlı mesajlar veren günbegün
açıkta zaman
tatlılığı artan.
Kaçamayız biz; Dişlerimizin arasından:
Neden kemiriyor boşa giden zaman
sessizlik kabuğunu?
Ne yanıt vereceğimi bilmiyorum.

O kadar çok ki ölümüz
Ve o kadar çok ki kızıl güneş önünde setler
Ve o kadar çok ki çarpık kabuklu başlar
Ve o kadar çok ki öpücüklerimizi engelleyenler
Ve o kadar çok ki unutmak istediklerim.

Pablo Neruda

_________________
Derler ki bir yerden sonra,acımaz daha fazla....
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

muhalefet


Aktif


Kayıt: 04 May 2007
Mesajlar: 359
Şehir: İzmir

Durumu : Offline

MesajTarih: Sal Oca 06, 2009 12:25 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

MARE NOSTRUM

En uzun koşuysa elbet Türkiyede de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

Can YÜCEL

_________________
Ben Yanmasam Sen Yanmasan Biz Yanmasak Nasıl Çıkar Karanlıklar Aydınlığa....
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

peria


Yeni Üye


Kayıt: 13 Oca 2009
Mesajlar: 1
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Sal Oca 13, 2009 10:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Son Kadeh

Yıkılmış yuvama kaldırıyorum kadehimi
Kin , öfke dolu hayatıma
Yalnızlığına ikimizin
ve sana kaldırıyorum.
Yalanına bana ihanet eden dudaklarımın
Gözlerindeki ölü soğukluğuna
Hayatın bu kadar acımasız , kaba oluşuna
Ve kurtarmamasına bizi tanrının

1934

Anna Ahmatova

_________________
hafifçe gülümse ve sevgini tadını çıkar..
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

nagmee


Genel Moderatör


Kayıt: 25 Tem 2006
Mesajlar: 4582
Şehir: Bursa

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Çrş Oca 14, 2009 12:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ZAFERE DAİR
Korkunç ellerinle bastırıp yaranı
dudaklarını kanatarak
dayanılmakta ağrıya.
Şimdi çıplak ve merhametsiz
bir çığlık oldu ümid...
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp koparılacaktır...

Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin
zalim
ve kurnaz.
Ölüyor çarpışarak insanlarımız
— halbuki nasıl hakketmişlerdi yaşamayı —
ölüyor insanlarımız
— ne kadar çok —
sanki şarkılar ve bayraklarla
bir bayram günü nümayişe çıktılar
öyle genç
ve fütursuz...

Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.
En güzel dünyaları
yaktık ellerimizle
ve gözümüzde kaybettik ağlamayı:
bizi bir parça hazin ve dimdik bırakıp
gözyaşlarımız gittiler
ve bundan dolayı
biz unuttuk bağışlamayı...

Varılacak yere
kan içinde varılacaktır.
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp
koparılacaktır...

1941, Sonbahar...
NAZIM HİKMET RAN

_________________
Ayağa Kalk!... Uyumak İçin Önünde Sonsuzluk Var...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

yykkmmzz


Üye


Kayıt: 16 Oca 2009
Mesajlar: 22
Şehir: Muğla

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Oca 17, 2009 12:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ayrılık Sevdaya Dahil

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaslı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız midir
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için variz
Ikimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek AşKIMIZ...


ATİLLA İLHAN
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Oca 17, 2009 10:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Oca 17, 2009 10:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

SAKIZ AĞACI

O bir sakız ağacıydı, alelade;
Bir gün o yeşil sahile çıktı geldi,
O zaman bu zamandır memnun yerinden;
Seyreder bulutları, göğü, denizi.

Titreşirdi rüzgarla güneşli yaprakları;
Ömür sürdü öyle hoşnut dünyasından,
Aydınlıktan uyku tutmazdı bazı gece,
Motor sesleri duyulurdu uzaklardan.

Tanrı adın işitmedi ömründe;
İnanmadan da madem yaşanıyor diye,
Rüzgarlı bir kıyıda, sevinç içinde,
Yaşamak dururken düşünmek niye?

Anmadı geçenleri bir defa bile;
Ne uğraşır mesut olan gelecekle?
Bir avare misali, günü gününe,
O bir sakız ağacıydı, yaşadı sade.

CAN YÜCEL
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Oca 17, 2009 10:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

BİR ŞEHRİ BIRAKMAK

Bu şehirde yağmur altında dolaşılır
Limandaki mavnalara bakıp
Şarkılar mırıldanılır geceleri.
Bu şehrin sokakları çoktur,
Binlerce insan gelir gider sokaklarında..
Her akşam çayımı getiren
Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen
Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir.

Bu şehirdedir
Valsler, foksrotlar altında
Şuman'dan, Bramsdan
Parcalar çaldığı zaman dönüp
Bana bakan ihtiyar piyanist.

Doğduğum köye müşteri taşıyan
Şirket vapurları bu şehirdedir.
Hatıralarım bu şehirdedir.
Sevdiklerim,
Ölmüşlerimin mezarları.

Bu şehirdedir işim gücüm,
Ekmek param.
Fakat bütün bunlara mukabil
Yine budur başka bir şehirdeki
Bir kadın yüzünden
Bıraktığım şehir.

ORHAN VELİ KANIK
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

ÖzgeÖzdemir


Üye


Kayıt: 19 Oca 2009
Mesajlar: 97
Şehir: Ankara

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Sal Oca 20, 2009 2:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

AYNALARDAN UZAKTA

Şimdi en açık renginde gözlerin
Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin
Şiir gibi bir şey seninle yaşamak

Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin
Yıldızların en parlak olduğu zamansın
Denizlerim senin kıyılarında sakin
Bırak ellerini avuçlarımda kalsın

Çirkin olan,fena olan ne varsa unut
Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle
Ellerimizde sevgi içimizde umut
Bütün iyilikleri paylaşalım seninle

Aşkın büyülü sesini duyuyor musun
Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde
Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun
Çoban kulübelerinde balıkçı kahvelerinde

Varlığın dudaklarımda bir bal tadı
Yokluğun en korkuncu ölümlerin
Senden başka dindiren olmadı
Acısını içimde kanayan yerin

Benimle kal zaman bitinceye kadar
Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca
Bir ömürdür seninle geçen dakikalar
Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca

Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz
Nabzın benim bileklerimde vurmakta
Artık bütün kaygıların ötesindeyiz
Benimle en güzelsin aynalardan uzakta

Ümit Yaşar Oğuzcan

_________________
bırak dans etsin sesler...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

nagmee


Genel Moderatör


Kayıt: 25 Tem 2006
Mesajlar: 4582
Şehir: Bursa

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Sal Mar 10, 2009 3:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU
Akrep gibisin kardeşim
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim
midye gibi kapalı ,rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi
korkunçsun kardeşim
Bir değil beş değil
yüz milyonlarsın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim .
Gocuklu celep kaldırınca sopasını,
sürüye katılıverirsin hemen
ve adeta mağrur koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani
hani şu derya içinde olup eryayı bilmeyen balıktan tuhaf.
Ve bu dünyada zulüm senin sayende
Ve açsak yorgunsak,
al kan içindeysek eğer
Ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak.
Kabahat senin demeye de dilim varmıyor ama;
Kabahatin çoğu senin kardeşim
NAZIM HİKMET

_________________
Ayağa Kalk!... Uyumak İçin Önünde Sonsuzluk Var...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

ines_de_castro


Aktif


Kayıt: 09 Nis 2008
Mesajlar: 528
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Mar 14, 2009 1:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

NE İÇİNDEYİM ZAMANIN

Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmış akışında,
Bir garip rüya rengiyle
Uyumuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sukutu öğüten
Uçsuz, bucaksız değirmen;
Içim muradıma ermiş
Abasız, postsuz bir derviş;

Koku bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim

AHMET HAMDİ TANPINAR

_________________
Derler ki bir yerden sonra,acımaz daha fazla....
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

ikiekmekbimaltepe


Yeni Üye


Kayıt: 21 Ksm 2008
Mesajlar: 7
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Mar 14, 2009 6:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ESKİ KARIM

Hala sen varmışsın gibi
İki yastıkla yatıyorum..

Kimseye söyleme gidişini, ben söylemedim.
Elimde senin siparişin olmayan torbalarla geliyorum eve..
Ağlaya ağlaya öpüyorum yattığın yastığı yorganı
Sanki beni az önce yolcu etmişsin gibi çıkıyorum sokaklara..
Üst komşuya hava atarak, bi fiyaka bi görsen..
Ne garip bu insanlar!
Bütün mahalle, hatta alttaki bakkal bile seni geçen kasım öldü sanıyor...
Ne garip bu insanlar!
Hala her sabah bana selam veriliyor..
Sanki yaşıyormuşum gibi..


Ceyhun Yılmaz

_________________
http://www.ikiekmekbimaltepe.com
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Üyenin web sitesi MSN Messenger

kontrbasci


Fakülteli (7)


Kayıt: 01 Ağu 2008
Mesajlar: 3580
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Mar 27, 2009 7:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece
Yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni beni unutma
Beni beni unutma
Beni beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni beni unutma
Beni beni unutma
Beni beni unutma


yazarı ümit oğuzcan olması lazım ama tam olarak bilmiyorum. beni çok etkiler.

_________________
ray brown
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

kontrbasci


Fakülteli (7)


Kayıt: 01 Ağu 2008
Mesajlar: 3580
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Mar 28, 2009 9:43 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma
O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma
Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma
Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma
Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma..

ümit y. oğuzcan

kusura bakmayın şiirin tamamı böyleymiş.

_________________
ray brown
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

seboist3


Yeni Üye


Kayıt: 14 Mar 2009
Mesajlar: 1
Şehir: Edirne

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Mar 28, 2009 9:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Yalnızlığı Denemek

gecenin ortasında ne işin var
yıldızlara dokunma yanarsın
bak birazdan ay da batacak
karanlık bulaşmasın ellerine
tersine döner yolunu bulamazsın

içi dışı uzay tozu yansımalar
sahi mi yalan mı anlayamazsın
bir rüya gemisi iskele sancak
dokunup geçiyor hayallerine
ağlayasın gelir ağlayamazsın

sevmek insanın yüreği kadar
küçükse büyüğünü taşıyamazsın
yalnızlığı da dene oldu olacak
nasıl yankılanır derinden derine
iyi midir kötü mü çıkaramazsın

insan insanı kendisi tamamlar
içinde başka dışında başkasın
eksikliğin fazlana elbet bulaşacak
öbürü sığacak bunun derisine
yoksa sabaha sağ çıkamazsın

Attilâ İlhan
[/i]
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

silentlove


Yeni Üye


Kayıt: 19 Mar 2009
Mesajlar: 3
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr Mar 29, 2009 1:09 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

CAN YÜCEL
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

kontrbasci


Fakülteli (7)


Kayıt: 01 Ağu 2008
Mesajlar: 3580
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Nis 03, 2009 6:19 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ya ben bu şiiri arıyordum. Smile
_________________
ray brown
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

ines_de_castro


Aktif


Kayıt: 09 Nis 2008
Mesajlar: 528
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Sal Nis 07, 2009 10:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

bir yılmaz erdoğan şiiri.
>şimdi sen gidiyorsun ya herkes sana benzeyecek<

hangi dilde ağlıyorsa insan
işte ana dilidir ayrılmanın
her sokağa şifa niyetine bir açlık
güzereş kardaşlık bilinen en küçük uzaklık
hep acıların kuranderinde sevgili bir yoksulluk
kitapların arasında dolanmış ve sahte fikirlerle
dolandırılmış donatılmış aklanmış yeşermiş
ve gri demirli bir yatılı okulda uzun uzun
kimsesiz kimsesiz ağlamış
uykusunda adın çağırmış
nöbetlerde edebiyat sohbetlerde bir yarışma kavgası
fikirden fikire sıratlar geçilmiş

ne murat suyu kan aksın isterim
ne şiirinden vazgeçerim kavganın
mesleğim göze almaktır
kalabalığa faydanın bedelini
öderim sağdan soldan aldığımla
sözlerimden başka vasiyetim ve servetim yoktur.

her beladan bir alıntıyla kurtulurdum
illa ki adını hatırlardım lazım olanın
bir siverek acısı aslında sevdiğim
bir mezopotomyalı kederi
asur' un ninova' nın kehaneti . . . . .

kalbim kül oldu
eski bir kütüphane yangınında

ben yandım

kimi cüret etsem sevmeye
kendime küçük geldim
zayıf kaldım
he murathan esir düştüm
sefil oldum.

acılarım hep tavsiyedir
çok sevdiğim bir şairden
yok bıra yok ne etsek olmuyor' un ranza arkadaşıyım
bilinen en uzak yatılı bölge okulundan

ben bıraktım siz konuşun,
yoruldum ben siz koşun,
ıskartaya ayırın beni
bütün ayrılıklardan . . . . .
küsmedim kardayım yediğim dayaktan
şimdi yalnız, sarı saman kağıt kokulu günlerde
türkçeye çeviriyorum ayrılık acısını

beni bırakın
ben meçhul oldum
gizli özneyim
vatansız cümlelerde
ben yandım.
kalbüm kül oldu
eski bir kütüphane yangınında.

_________________
Derler ki bir yerden sonra,acımaz daha fazla....
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

Ophelia*


Yeni Üye


Kayıt: 17 May 2009
Mesajlar: 8
Şehir: Balıkesir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr May 17, 2009 1:29 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Kırılgan

Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
Gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı.

Murathan Mungan
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

parazit


Fakülteli (6)


Kayıt: 19 Mar 2007
Mesajlar: 2999
Şehir: Bartın

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Tem 06, 2009 6:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Alışkanlık..

Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...


Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!


İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.


Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...


Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...


Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...



Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...

Ümit Yaşar OĞUZCAN

Bayılıyorum bu şiire...Çok güzel anlatmış...Nasıl bir ruh halindeydi bilmek isterdim...Gerçekten yaşadı mı yoksa sadece hayal ile mi?





Be Hey Dürzü

Ne ararsın TANRI ile aramda!
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Bası açığa niye türban sorarsın?

Rakı, şarap içiyorsam sana ne.
Yoksa sana bir zararım, içerim.
İkimizde de gelsek kildan köprüye,
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim

Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp ATATÜRK 'e dua et.
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden de soğuyacak bu millet

İşgaldeki hali sakin unutma.
ATATÜRK 'e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz.


Neyzen TEVFİK


Bu şiir süper beeeeeeee...Ben bunu ilk facebookta okumuştum...Babamın sayfasına girdiğimde bir video vardı sonunda bu şiir...Gerçekten de oturmuştu şiir...

_________________
* Keman*M (L.

[b]Günce'nin Günlüğü Smile[b]
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

Aslı.777


Yeni Üye


Kayıt: 09 Tem 2009
Mesajlar: 5
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr Mar 14, 2010 10:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

..Sen Benim Sarhoşluğumsun..

Sen benim sarhoşluğumsun.
Ne ayıldım, ne ayılabilirim, ne ayılmak isterim.
Başım ağır, dizlerim parçalanmış,
Üstüm başım çamur içinde..
Yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim!..

Nazım Hikmét

_________________
Kemanımla ona bir ses verebilseydim eğer, o sesinden ona ersem bana dünyaya değer! (:
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

ecmtzl


Üye


Kayıt: 07 Tem 2010
Mesajlar: 17
Şehir: Sakarya

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Prş Tem 15, 2010 4:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Deniz kıyısında bir martıyla konuşurken görüyormuş dostlarım beni sürekli,
Bir kaptanım çünkü, kağıt gemilerden emekli

Gülemedim ki hiç hasta yatağının başında
Haberi bu yüzden yoktur annemin sol yanağımdaki gamzeden

Komidinin stündeki ilaçların sayıları arttıkça
Kutularından yaptığım gökdelenin uzamasına seviniyorum
Ve bilmezdim
Annemin yaşantısındaki renkliliğin
Yalnızca raflara dizili kavanozların içindeki reçeller olduğunu

Bilerek mi yanına almadın giderken
Başının yastıkta bıraktığı çukuru
Güveniyordum oysa ben sevgimize
Vapur iskelesi ya da tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar

Beni senin gibi bir de annem terketmişti
Ki göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukur
Sıralanmış saksılar vardı limana bakan penceremizin önünde
Ve çiçekler arkasında ekmek kırıntıları serpen martı yüzlü bir anne

Terasta toplanan kadınlar limandaki beyaz geminin ışıkları yanınca
Dedikodusunu yapmayı unuturlardı
Tam o saatte sokaktan geçen yazlık sinemadaki biletçi kızın
Annesinin dizlerinin dibinden hiç ayrılmayan uslu bir çocuk gibidir
Limandaki deniz
Ama sokağa çıkıp dalga olmak geçer yüreğinden

Hiç bir bardakta dudak payı bırakmadınız bana
Bir kaşık sesini bile çok gördünüz şekersiz içerek çaylarınızı
İki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine
Kendi başıma zor sığıyorum bugün
Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?

Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim
Ne de iyileştirebildim bir yaramı
Ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna
Bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna

Büyüklerle ben yapamıyorum
Çocuklar da almıyor beni oyunlarına
Devlet dairesinde yangından kurtarılmayacak sıkışmış bir çekmece gibiyim
Açılamıyorum sana

Kardeşiyle sokaklarda hep bir örnek giydirilen
Sen nasıl sevmezsin eşitliği
Yürürken düşen çoraplarınıaynı hizaya getirmek için
Annen değilmiydi önünde diz çöken

Yol kenarlarındaki yağmur mazgallarını kumbara sanıp
Harçlığımı atardım
Bu yüzden en çok denizden alacaklıyım…

---Sunay Akın---

Not:volkan konağın albümünde yer alan bir parça aynı zmaanda:)

_________________
*-KıyafetLer DeğiL Kalp oLmaLı transparan..
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder

sharapnell


Yeni Üye


Kayıt: 05 May 2011
Mesajlar: 9
Şehir: Ankara

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt May 07, 2011 11:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

aslında pek şiirle haşır neşir değilim ama şu başlığı okumak bile adamda şiirlere karşı bir göz aşinalığı yaratıyor. şiir paylaşan arkadaşlara teşekkürler.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder

Celebthol


Aktif


Kayıt: 01 Arl 2010
Mesajlar: 467
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr May 08, 2011 8:52 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

İnsanın Yedi Çağı

Bütün dünya bir sahnedir...
Ve bütün erkekler ve kadınlar
sadece birer oyuncu...
Girerler ve çıkarlar.
Bir kişi bir çok rolü birden oynar,
Bu oyun insanın yedi çağıdır...
İlk rol bebeklik çağıdır,
Dadısının kollarında agucuk yaparken...
sonra mızıkçı bir okul çocuğu...
Çantası elinde, yüzünde sabahın parlaklığı
Ayağını sürerek okula gider...
Daha sonra aşık delikanlı gelir,
İç çekişleri ve sevgilinin kaşlarına yazılmış şirleriyle...
Sonra asker olur, garip yeminler eder.
Leopara benzeyen sakalıyla onurlu ve kıskanç,
Savaşta atak ve korkusuz,
Topun ağzında bile şöhretin hayallerini kurar...
Sonra hakimliğe başlar,
Şişman göbeği lezzetli etlerle dolu,
Gözleri ciddi, sakalı ciddi kesmli...
Bilge atasözleri ve modern örneklerle konuşur
Ve böylece rolünü oynar...
Altıncı çağında ise palyaço giysileriyle,
Gözünde gözlüğü, yanında çantası,
Gençliğinden kalma pantalonu zayıflamış vücuduna bol gelir.
Ve kalın erkek sesi, çocukluğundaki gibi incelir.
Son çağda bu olaylı tarih sona erer.
İkinci çocukla her şey biter.
Dişsiz, gözsüz, tatsız, hiç bir şeysiz..

William Shakespeare
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Önceki mesajları göster:   
Başlığa cevap gönder  

Bu Bölümün Tüm Sayfaları | Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki

5. sayfa (Toplam 6 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz



Güvenlik Sistemi CBACK CrackerTracker
27132 saldırı girişimi engellendi.

Copyright © 2006 Müzik Fakültesi