Üye Menüsü
  Kullanıcı Adı:
 
  Şifre:
 
  Her ziyaretimde otomatik giriş yap
 

 [ Şifremi unuttum ]
 [ Üye Ol ]
 


Arama Yap

Gelişmiş Arama İçin
Fakülte GOOGLE




fıkralar:D
Bu Bölümün Tüm Sayfaları | Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki  

Başlığa cevap gönder    -> Komedi / Oyun / Yazılar / Eğlencelik
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:01 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

İngiliz Fransız birde Temel varmış bunları bir deney için uzaya gönderceklermiş.İngilize sormuşlar uzayda yanına ne alırsın İngiliz bana sınırsız bira verin demiş.Fransıza sormuşlar oda şarap istemış.Temel'e sormuslar Usagım bana sınırsız sigara verin demiş.bunları Uzaya göndermişler aradan baya bi zaman geçmiş bunlar gerı gelıolar.İngilize sormuşlar nasıl geçti günlerin İngiliz sarhoş bi şekilde iyi geçti demiş Fransızda aynısını demiş bizim Temel gelir gelmez ateş verin len ateş demiş.
_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Sponsor

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:03 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış:
- Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?
- Ben yine iyi çalışıyorum..
- İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
- E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya başladı...

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:03 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve:
-Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayi düşünüyorsunuz, demiş.
Temel:
-Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis.
-Ne! senin ehliyetin yok mu?
demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis:
-Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi
Polis iyice sinirlenmeye baslamis.
Derken arkadan dursun:
-Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola
çikmayalim basimiza bi is gelir diye.
Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris
atlamis:
-Noldu usaklar geçtik mi siniri?

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:06 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bizim Temel ile Cemal bir gun lüks bir otelin lobisinde harika bir hatun gorurler.
Temel der ki, 'Ula Cemal, gidip bi bakayim, bu kadindan is cikar mi ?'
Temel yaklasir kadina, sorar :
- 'Benimle bi yemek,yemek ister misiniz ?'
- 'Bahse girerim su kapidaki Mercedes sizin degil'
- 'Degildir'
- 'Soyle iyi durumda bir banka hesabiniz da yoktur sanirim'
- 'Yoktur'
- 'Karadeniz kiyilarinda soyle iki katli bir ciftlik eviniz de yoktur heralde'
- 'Yoktur'
- 'Hadi o zaman cek arabani!'
Temel boynu bukuk doner Cemal'in yanina :
- 'Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mersedesini bana verirsin ?'
- 'Veririm Temel'im'
- 'Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar mi ?'
- 'Acarlar Temel'im'
- 'Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati yikmama izin vermez'

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:07 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. Polislerden biri bağırmış bu esnada "duuur, Or...... çocuğu!".
Temel Dursun'a dönmüş:
- Sen kaç, beni tanıdılar!

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:08 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Dursun canı sıkkın bir şekilde tarladan gelen Temel'i görür ve hemen sorar:
- Hayrola Temel ne oldu daa. Neye böyle öfkelu öfkelu gideysun.
Temel
- Hiç sorma Dursun derdum büyüktür.
Dursun
- Hayrola uşağum neymiş derdin?.
Temel
- Tarlada iken canım acayip fadimeyi çekiyur, ama eve gelince tık yok.
Dursun
- Uşağım o zaman Fadime sana gelsin.
Temel
- Nasıl olacak bu?
Dursun
- Al tüfeği yanına canın çekince patlat Fadime anlar koşar gelir.
Temel
- Hay aklınla bin yaşa emi.
Tabi Temel bunu hemen uygulamaya koyar. Canı çekince hemen tüfeği patlatıveriyor Fadime yanında. Aradan bir kaç hafta geçiyor Dursun yine Temel'i tarladan gelirken görüyor.
Dursun
- Hayrola Temel nasıl gidiyor verdiğim taktik?
Temel
- Valla Dursun ilk başta çok iyidi, ama av sezonu açıldı açılalı Fadimenin yüzünü göremez oldum.

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:08 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel Amerika'ya calismaya gitmistir. Ilk yabancilik gunlerinden sonra gece disari gezmeye cikar, bir muddet sonra bir bara girer, barda icki icer iki lak lak yapar, tuvaleti gelir ve tuvalete gider. Tam isini gorecegi pisuvara yaklasir ki, o da ne ?! Pisuvar altindan yapilmistir.. Temel dumur bir sekilde icinden gecirir :
"vay be goruyon mu adamlarin tuvaletleri bile altindan" diyerek altin tuvalete işemenin zevkine vararak isini gorur ve cikar..

Neyse ertesi gece ayni bara tekrar gider, tekrar tuvaleti gelir ve tuvalete gider fakat altin pisuvar yoktur.. bi anlam veremez ama isini gorur bara gelir oturur ve barmene donerek :
"ya dun gece tuvalette altin pisuvar vardi bu gece neden yok ?" diye sorar..
barmen once Temel'i bi suzer soyle, ardindan barin diger tarafinda oturan iri cusseli adama donerek:
"Hey Joe, dun gece senin saksafaona işeyen adami buldum"

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:09 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

CIA Rusya'daki çok gizli bir görev için seçmece adaylarını bir imtihana tabi tuıtar. Başarılı olan adayları son bir sınav olarak sır tutma sınavına alır. Her birine bir sır verirler ve bunu söyleyip söylemeyecekleri konusunda işkenceye başlarlar. Ajanların çoğu çözülür fakat Temel ne yaparlarsa yapsın sırrı vermemektedir. En ağır işkenceleri geçtikten sonra tamam derler Temel bu işe uygun.Yalnız uykusunda konuşup konuşmadığını öğrenmek için birde odasına kamera koyalım onu izleyelim.Ve Temel'in odasına gizlice kamera koyarlar. Temel odya döner dönmez kafasını duvarlara vurmaya başlar ve bir taraftan da söylenir;
-Hatırla oni..hatırla oni. Boşuboşuna işkence görüyorsun hatırla oni...

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:10 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel'in annesi ölmüş. Cenaze namazında bir kenarda duruyormuş. Soranlara: -Pen cenaze namazi kilmasini pilmeyrum" diyormuş. Bir müddet sonra kayınvalidesi ölmüş. Namazda Temel'i en ön sırada görenler: -Hani sen çenaze namazi pilmezdun? -Pu çenaze namazu tegil çi, payram namazu
_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:10 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Brejnev, Küba'ya gelecekmiş. Kübalılar toplanmış, bir hoşluk yapacaklar. Ülkenin en iyi ressamına başvurmuşlar. Bir tablo yap. Adı "Brejnev Küba da" olsun diye.
Ressam:
" - Hadi oradan" demiş.
" - Ben adamı görmedim bile. Adam hayatında Küba'ya gelmedi. Şimdi ben nasıl "Brejnev Küba da" diye atmasyondan resim yaparım?"
Tesadüf bu ya. Bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmiş o sırada. Sıkıntıyı duymuş.
" - Ben size istediğiniz tabloyu yaparım. Bana bir sandık puro verirseniz" diye.
Vermişler.
Temel bir hafta sonra, Kübalılar'ı çağırmış.
" - İşte tablonuz" demiş. Tuvalin üzerini örten bezi hızla aşağı çekivermiş. Kübalılar da donuvermişler. Tabloda, yatakta iki kişi, al takke ver külah.
" - Bu ne?" diye gürlemiş Turizm Bakanı.
" - Bu ne?.. Bu kadın kim?.."
" - Brejnev'in karısı!" demiş, Temel.
" - Peki bu üstündeki adam kim?"
" - Brejnev'in uşağı!.."
" - Peki Brejnev nerde ulan!.."
" - Brejnev Küba'da" demiş Temel!

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:11 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel yolda yürürken iki tabutun arkasında metrelerce uzanan bi kalabalık görür ve merakla tabutlardan birini sırtlayan adama
- Kardeş başınız sağolsun
der.
Adam
- Sağol eşimle kayınvalidem
der. Tabutları göstererek Temel
- Hayırdır nasıl oldu
der.
Adam
- Bizim köpek karıma saldırmış kayınvalidem de yardıma koşmuş fakat köpek ikisinide öldürmüş
der.
Temel çekinerek,
- Pardon beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim?
diye sorar.
Adam da
- Geç kuyruğun sonuna millet sırada görmüyor musun
der.

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:11 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel sabah uçagi ile Paris'e gidiyor. Islerini tamamlayip aksam uçagi ile Istanbul'a dönmek istemekte...aksilik uçagi kaçirir. Saat 23.30'de lüks bir otelin yolunu tutar. Otele ch/in yapar ve odasina çikip uyur.Sabah yedide resepsiyona gidip hesabini sorar.
Eline bir fatura uzatirlar.400 Euro !!! Temel sasirir:
- Lan bir basimizi koyduk ve kalktik 400 Euro...olur mu? der.
- Ama efendim hizmetlerimiz var.
Temel faturaya bakar T.K.P 250 Euro. -T.K.P ne?
- Tenis kortlarini kullanma parasi.
- Ben kullanmadim ki? der Temel
- Kullansaydiniz efendim 6 tane kortumuz var der.
- H.K.P 150 Euro. - Bu ne?
- Havuzu kullanma parasi
- Kullanmadim ki? der Temel.
Resepsiyon memuru gayet sakin bir sekilde
- Kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.
Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister.
Faturanin altina aynen sunu yazar. T.S.P 500 Euro ve resepsiyon memuruna uzatir.
- Ver bakalim 100 Euro sizin de bana 500 Euro borcunuz vardir, der
Temel.
Resepsiyon memuru sasirir. - T.S.P ne oluyor?
- Temel'i Si... Parasi.
- Aman efendim olurmu öyle sey estagfürullah sibuple der resepsiyon
memuru..
-Kardesim Temel 1665 nolu odadaydı,
- Si..eydiniz..
Bütün gece müsaittim..!!

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:12 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel'in kotu huylarindan biri de her sabah uyanir uyanmaz, gok gurultusu kadar yuksek sesle gaz cikartmakmis.
Karisi Fadime de bu densizlige pek icerler, "Cozu cikasu heruf, ha pir sabah poyle fosururken, tum pagursaklarun donuna dokulsun da cor cununi" dermis.
Derken, Kurban bayraminin ikinci sabahi, Fadime mutfakta kurban etlerini ayiklarken ve Temel hala uyurken, Temel'i yola getirme niyetiyle, bir gun once kurban olarak kestikleri kocun barsaklarini toparlayip bir guzelce Temel'in donunun icine koymus!
Az sonra Temel uyannca, adeti uzere, keyifle ve gok gumburtusu timsali, gaz atinca bir de bakmis ki tum barsaklari donunun icinde.
saskinlik ve korku ile rengi benzi atmis akli ucup gitmis.
Temel, Bir muddet sonra kendine gelmis kalkip tuvalete gitmis epey zaman sonra, sararmis yuzunden soguk terler damlayarak bitap yorgun bir halde mutfaga gelen Temel;
-"Hacan dedigun oldi be Fadime, fosururken tum pagirsaklarum donuma dokuldu da" dediginde,
Fadime:
-"Oh olsun, ama pagirsaklarun cikarken canun da pek yanmistur be Temel'im" diyerekten gonlunu almaya calisirken;
Temel yanitlamis hemen :
- Yok be Fadime, ha cikarken acumadi da, geri sokarken az kalsun ceberidum.

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:12 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Birgün bizim Temel Istanbul´a arkadasi Dursun´u ziyarete gitmis. Aksam gec vakitlere kadar oturup sohbet etmisler. Aksam yemeginden sonra Dursun Temel´e demiski. Bak dostum hacen bir ihtiyacun varsa sindi gör. Tuvalete bizim yatak odasindan gidiliyor, yoksa sonra gidemezsin. Temel ise gayet rahat bir sekilde : Ben eyuyum hec bi ihtiyacim yok.....sonra yatmislar.
Gecenin bir yarisi bizim Temel sancilar icerisinde uyanmis. Yedigi agir yemekler sIkIstirmaya baslamis. Garibim tavuk gibi ziplamaya baslamis.
Bir türlü gidecek gibi degil sancilar. Tuvaletede gidemiyor. Son kerteye gelmis.
Cikti cikacak. Temel bi bakmis camin kenarinda bir cicek saksisi. Kaptigiynan cicegi kaldirmis ve saksinin icine ihtiyacini gidermis. Geride cicegi topragi ile birlikte saksinin icerisine güzel bir sekilde yerlestirerek yatmis. Sabah erkendende oradan tüymüs memlekete. 6 ay kadar gectikten sonra bizim Temel Dursun´a bir mektup yazmis:
Nasilsin iyimisin falan filan.
Dursun mektuba hemen cevap yazmis: Hal hatir sormadan hemen meseleye gecmis :
Ula Temel nereye sicdiysan cabuk söyle. Üc ev degistirdim hala kokuyu cikaramadim.

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:13 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel savaşta yanında 10 arkadaşlarıyla esir düşmüş. İlk gün işkence sonunda ekipten 5'i bülbül gibi şakımışlar.İkinci gün 3 kişi daha dayanamamış itiraf etmiş^.Üçüncü gün sonunda bir tek Temel kalmış.Dördüncü gün işkencenin dozu artmış Temel'den çıt yok.Beşinci gün iyice işkence ağırlaşmış Temel yine aynı.
İki hafta sonra Temel'i kaldığı hücrede izlemeye karar vermişler.
Bizim Temel hem kafayı duvara vurmakta hem de söylenmekteymiş:
-Hatırla...hatırla...hatırla..

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:13 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel, karısı Fadime ile dargındı. Ayrı odalarda yatıp, kalkıyor, konuşmak gerektiğinde de karşılıklı yazışarak anlaşmaya çalışıyorlardı. Bir akşam Fadime yatmak üzereyken dolabın yanında bir pusula buldu. Üzerinde şöyle yazıyordu.
- "Sabah beni beşte uyandıraysun !..
Ertesi sabah sekizde uyanan Temel yanındaki masada şu pusulayı buldu.
- "Temel, hadi kalk! Saat beşe celeyi !.. "

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:13 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Köyün ağasının oğlu Temel komşu köyün ağasının kızına sevdalanır. Temel'in babası, amcaları toparlanıp komşu ağanın kızını istemeye giderler. Karşılama faslından sonra pazarlık başlar. Kızın babası aç gözlü olduğu gibi kızı vermeye de pek niyeti yoktur. İşi yokuşa sürmeye başlar:
"5 inek, 1 boğa isterim."
Karşı taraf kızı almaya kararlıdır. "Veririz ağam."
"100 baş da koyun isterim."
"Veririz ağam."
"Dere boyundaki 5 tarlanızdan birini isterim."
"Veririz ağam."
Kızın babası iyice bastırır:
"6 metre altın kordon isterim."
Oğlan tarafı birbirine bakar:
"Onu da veririz ağam."
Kızın babası kendince son darbeyi vurur:
"Damatta 30 santimlik alet isterim." deyince oğlanın babası, amcaları yerlerinde şöyle bir kımıldanıp birbirlerine bakıp kaş göz ederler. Temel'in babası derin bir nefes alıp cevabı yapıştırır:
"KESTİRİRİZ BE AĞAM !"

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:14 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel dava açmış ve ilk duruşmada Hakim sormuş ;

- Nedir şikayetin ?

- Hakim bey bu Temel fıkraları var ya,benle Fadime'yi ağızlarına dolamışlar bizi rezil ediyorlar..hepsinden davacıyım... kim fıkra diye bizi anlatıyorsa onlardan tazminat talebim olacak..

- Senin adın Temel mi ?

- Evet Temel

- İyi de binlerce Temel var... o fıkralar neden senin için anlatılmış olsun..

- Hakim bey,ben çok iyi biliyorum beni kastediyorlar.. Hakim karşısında duran Temel'i iyice süzdükten sonra ;

- Bak ama o Temel fıkralarının çoğu belden aşağı... oysa sana bakıyorum çelimsiz ve yaşını almış bir Temel'sin... o fıkralar senden çok daha genç, güçlü kuvvetli ve çapkın bir Temel için anlatılıyor... seninle hiç ilgisi yok... bu dava düşer..

-Madem Hakim bey siz böyle takdir ediyorsunuz mesele yok... demek tevatürmüş, ben değilmişim...

- Evet sen olamazsın, başka Temel'dir onlar... sana sıra gelene kadar...

- İyi hoş da Hakim bey bu dava için köyden kalktım buralara kadar geldim... boş dönmeyeyim... hiç değilse o güçlü kuvvetli Temel'den sana bir fıkra anlatayım...

- Anlat bakalım..

- Bizim bu iri kıyım pazulu Temel Hakim karılarına çok düşkünmüş...

- Dur,dur be,ne diyorsun sen...

- N'oldu Hakim bey ?

- Daha ne olacak ,benim Hakim olduğumu bile bile Temel hakim karılarına meraklıymış diyorsun..ağzından çıkanı kulağın işitmiyor galiba..

- Rica ederim Hakim bey, Temel fıkrası için karısı güzel binlerce hakim var... seninkine sıra gelene kadar..

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:14 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel ile Dursun parasizliktan ne yapacaklarini sasirmislardir. Sonunda Dursun Temel'e:
Dursun
- Ula Temel hacen biz neden banka soymuyoruz? Kisa yoldan koseyi doneriz.
Temel:
- Ula hakkattende guzel fikir.
Neyse bunlar planlarini yaparlar. Artik her sey hazirdir. Bankayi soyarlar eve gelirler.
Dursun:
- Ula Temel sayalim mi ne kadar para var?
Temel paralara soyle bir bakar, cok para var en az 3 gunlerini alacak. Dursun'a:
Temel
- Ula Dursun bu kadar parayi saymak uzun surer biz en iyisi yarin bir gazete alalim orda yazar ne kadar para oldugu.

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:15 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel Dallas'taki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun Temel'i havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy, amma da büyük bu, daa!" Dursun hafifçe gülmüş: "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yola çıkmışlar, Dursun'un çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git git bir türlü eve varmıyorlar. Temel şaşkınlık içinde: "Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!" Dursun gene hafifçe gülmüş. "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Neyse, akşam olmuş, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasinda kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor. "Uyy!" diye bağırmış: "amma büyük masa, daa!" Dursun'un sesi gelmiş "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş. Dursun:
- "Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapı" diye tarif etmiş. Temel alt kata inmiş ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun oldugu yermiş. Heryer karanlık olduğu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış:
- Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu çekmeyiiin!

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:15 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel in bir köpeği varmış adı da Hektormuş bir gün Temel in arkadaşı Dursun Temel in evine gelmiş hoşgeldin faslından sonra geçmiş bir sandalyeye oturmuş bizim Hektor da sandalyenin altına girmiş o akşam yemekte kuru fasulye yiyen Dursun un gaz çıkarası gelmiş ve yavaşça osurmuş bunun üzerine Temel kızgın bi sesle Hektooor demiş dursun iyi demiş köpek yaptı sandı daha yüksek bi sesle yine osurmuş temel yine hektooor demiş dursun daha şiddetli bi sesle osurmuş bu kez temel bu sefer Hektor kalk oğlum ordan yoksa Dursun birazdan üstüne sıçacak demiş.
_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:16 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Kadıköy - Pendik Hattından Derlenmiştir..
*Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim.
* Gözlerin güzel ama bakmasını bilmiyorsun.
* Senin gözlerin varsa, benim sözlerim var.
* Bu dünyada 2 kör tanıdım: Biri beni görmeyen sen, ikincisi ise senden başkasını görmeyen ben.
* Bu dünyada sakın sevme, seversen ihanet etme, ihanet edenleri ise asla affetme!
* Bana unut beni diyorsun. Mademki unutmak o kadar kolay, sen onu unut ve bana dön.
* Geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı dünya bir daha güneş yüzü görmezdi.
* Aşka hürmet et fakat eğilme.
* En asil intikam affetmektir.
* Seni seviyorum diyen dillere değil, senin için ağlayan gözlere inan.
* Vur kalbime hançeri, yüreğim parçalansın. Fazla derine inme, çünkü orda sen varsın.
* Seviyorum, sanma ki aşkım yetimdir. Yalvarmam asla, aşkım asaletimdir.
* Şeker tatlı olabilir, senin kadar değil. Herkes seni sevebilir, benim kadar değil.
* Unutmak zor, anlatmak ise imkansız. Çünkü sen unutuldukça hatırlanan, anlattıkça bitmeyensin.
* Güzelin nazına, Ford un ara gazına hastayım.
* Gönlünde yer yoksa bana güzelim; Fark etmez, ben ayakta da giderim

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 1:17 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Baya bir fıkra paylaşmış hatta vaya bi abartmışım kusura bakmayın arkadaşlar kaptırmışım gitmişimmm yuhh yanii Mr. Green Embarassed
_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

as_me


Üye


Kayıt: 04 Hzr 2008
Mesajlar: 13
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Şub 20, 2009 9:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ajda Pekkan ölmüş. Öbür dünyanın kapısında kendisini karşılayan melekler Ajda hanımı doğruca cehennemin kapısına götürmüşler. Açmışlar defteri, aramışlar, taramışlar ama Ajda Pekkan ismine rastlayamamışlar. ”Ajda hanım cennetlik herhalde” diyerek soluğu cennetin kapısında almışlar. İsimleri kontrol etmişler ama yine Ajda Pekkan’ın ismine rastlayamamışlar. Ne yapacaklarını kara kara düşünürken akıllarına Ajda Pekkan’ı tanrının huzuruna çıkarmak gelmiş. Ajda hanım tanrının huzuruna çıkmış. Meleklerden bir tanesi, “Tanrım, Ajda hanım öldü. Fakat biz ne cehennemin ne de cennetin giriş kapısında ismine rastlayamadık!” deyince tanrı gürlemiş; “Tabii rastlayamazsınız.Ben öyle birini yaratmadım Gül Gül Mr. Green Mr. Green Mr. Green
_________________
Everywhere,everytime,everything classical...on the piano!

By Pianist!
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Şub 21, 2009 12:13 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Mr. Green Mr. Green
_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Başlığa cevap gönder  

Bu Bölümün Tüm Sayfaları | Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki

3. sayfa (Toplam 4 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indirebilirsiniz



Güvenlik Sistemi CBACK CrackerTracker
19838 saldırı girişimi engellendi.

Copyright © 2006 Müzik Fakültesi