Üye Menüsü
  Kullanıcı Adı:
 
  Şifre:
 
  Her ziyaretimde otomatik giriş yap
 

 [ Şifremi unuttum ]
 [ Üye Ol ]
 


Arama Yap

Gelişmiş Arama İçin
Fakülte GOOGLE




fıkralar:D
Bu Bölümün Tüm Sayfaları | Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki  

Başlığa cevap gönder    -> Komedi / Oyun / Yazılar / Eğlencelik
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj

_sadece_


Fakülteli (1)


Kayıt: 20 Arl 2006
Mesajlar: 1101
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr Tem 29, 2007 9:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Zengin bir is adaminin kizi, kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadasini anne ve babasiyla tanistirmak icin evlerine yemege cagirdi. Yemekten sonra zengin is adami damat adayiyla basbasa konusmak istedi ve onu calisma odasina goturdu.
Senle söyle erkek erkege konusalim yavrum, dedi.
- Evlendikten sonra aileni gecindirmek icin ne is yapmayi düsünüyorsun?
Damat adayi duraksamadan yanit verdi:
- Aslinda benim elimden her is gelir efendim, evlendikten sonra bir yerde kesinlikle bir is bulurum. Sonra da nasil olsa, Tanri yardim eder.
Damat adayinin bu yanitini kuskuyla karsilayan is adami, bu kez daha somut bir soru sordu:
- Peki icinde kizimi oturtabilecegin bir eve nasil sahip olmayi düsünüyorsun?
Damat adayi yine duraksamadan cevap verdi:
- Ben aslinda cok caliskan bir insanimdir, dedi. Gece gündüz demez calisir, para biriktiririm. Sonra da nasil olsa Tanri yardim eder, bizde bir ev sahibi oluruz.
Kız babasinin nesesi iyice kacti. Bu kez sesini yükselterek sordu:
- Peki oglum ilerde cocuklariniz olunca onlara nasil bakacaksiniz?
Damat adayi o soruyu da yanitladi:
- Biraz önce söyledim ya, gece gündüz calisir kazandigim tüm parayi biriktiririm. Sonrada nasil olsa Tanri'nin yardimiyla cocuklarimizi büyütürüz.
Damat gittikten sonra kizi kosarak babasinin yanina geldi:
- Damadini begendigini gözlerinden anliyorum babacigim, lütfen söylermisin onun en cok neyini begendin?
Babasi kizinin yüzüne dik dik bakti:
- Onun en cok hosuma giden yani benim hakkimdaki görüsü, dedi ve ekledi:
- Beni Tanri saniyor! Mr. Green
-----------------------------------------------

Birgün eşini kaybeden bir anne oğluna evlenmek istediğini söyler... oğlu "annecim babamı daha yeni kaybettik hem yaşında geçti bu yaştan sonra evlenmek olurmu hiç" demiş... anneside babanın kırkı doldu oğlum hem bana yazık değilmi annen koca yüzümü gördü bugüne kadar aaa demiş Ali, Veli, Selami, dörtte ondan evveli Recep, Şaban, Ramazan bide o ırahmetlik baban.
yazık kadına tabi evlenmeli kop

_________________
"Öğrendiklerinden kalanlar sermayen olacaktır."
Bizim Çinli...

"Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir."
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Sponsor

parazit


Fakülteli (6)


Kayıt: 19 Mar 2007
Mesajlar: 2999
Şehir: Bartın

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr Tem 29, 2007 10:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bir doktor, hemsiresi ile bulusmalara baslar. Bu bulusmalardan kisa bir
sure sonra, hemsire gelir ve hamile oldugunu soyler. Fakat Doktor, bu olayi
karisinin duymasini istemediginden, hemsireye bir miktar para verir ve
italyaya gitmesini ve cocuk dogana kadar orada kalmasini ister.


Hemsire, "Bebegin dogdugunu sana nasil haber verecegim? " diye sorar.
Doktor da ;"Bana hemen bir kart gonder ve arkasina "spagetti " diye
yaz. Ben durumu anlarim. Baska bir aciklama yapmana gerek yok" der.

Hemsire parayi alir ve ucaga binip italyaya gider.Alti ay kadar sonra,
bir gun doktorun karisi evden arar ve doktora ;
"Sevgilim, bugun postadan senin adina Italya 'dan postalanmis ilginc
bir kart geldi. Fakat ne anlama geldigini anlayamadim..." der

"Peki karicigim, ben aksama eve gelince sana gerekli aciklamayi
yapacagim" der doktor ve telefonu kapatir.

O aksam doktor eve geldiginde; karti alir okur ve kalp krizinden oldugu
yere duser. Acil yardim ve tibbi mudahelelerin sonunda doktor kendine gelir
ve biraz rahatladiktan sonra acildeki doktorlar adamin elinde hala siki
sikiya tuttupu karti alir ve okurlar...

"Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti....ikisi; sosisli, ikisi; sade


Birgün BABASI ogluna :


oglum ATATÜRK senin yasindayken SINIF BIRInCISIYDI..
Oglu da Babasina : SENIN yasindaykende CUMURBASKANIYDI.

lafı ii oturtmuş çocuk babasına Gül
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

alper44


Kategori Moderatörü


Kayıt: 24 Şub 2007
Mesajlar: 3587
Şehir: Malatya

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr Tem 29, 2007 10:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

10 zenci sahilde yürürken aralarından birinin ayağına lamba takılıyor ve bu lambayı ovalıyor ve içinden cin çıkıyor.Herkesin bir dilek hakkı var ve başlıyor 1. zenciden isteğin nedir diyorki beyaz olmak 10. zenci gülüyor 2. zenciye isteğini soruyor o da beyaz olmak istiyor ama 10.zenci gene gülüyor 3 4 5 6 7 8 9. zencide isteğini soruyor hepside beyaz olmak istiyor ama artık 10. zenci gülmekten yere yatıyor sıra 10. zenciye geliyor 10. de isteğini söylemek istiyor ama gülmekten fırsat bulamıyor neyse bi ara isteğini sölüyor nedir hepsini geri zenci yap
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

_sadece_


Fakülteli (1)


Kayıt: 20 Arl 2006
Mesajlar: 1101
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pzr Tem 29, 2007 11:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

bunu biliyordum 10. zencinin en eğlenceli günü kop kop

bir akıl hastanesinde ilginç olaylar olmaya başlamış... doktorlar bir araya gelip toplantı yapıyorlar ama hergün aynı ağacın altında meydana gelen esrarengiz ölümlerin cevabını bulamıyolarmış... hocalardan biri birsabah hastaların ne yaptığını izlemek için nöbet tutmuş. saat6 da hastalar sıraya giriyor başlarına en akıllıca konuşan hasta geçiyor ve" burda olma sebebimiz olgunlaşmak akılllanmak elma gibi pişmek olmak dimi arkadaşlar eveeett bugün Ahmet arkadaşımız olgunlaştı" diyor ve hastanın ağaca çıkmasına yardım ediyorlar... ahmet ağaca çıkınca alttan bağırıyorlar ahmet oğluuummm senn olduuunnn hadi düşşş " ve böylece ölümlerin sırrı çözülür...

_________________
"Öğrendiklerinden kalanlar sermayen olacaktır."
Bizim Çinli...

"Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir."
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

alper44


Kategori Moderatörü


Kayıt: 24 Şub 2007
Mesajlar: 3587
Şehir: Malatya

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Prş Ağu 02, 2007 11:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Kendisini fare zannettiği için ailesi tarafından bir akıl hastanesine yatırılan adam, birkaç yıllık bir tedavinin ardından; iyice kendine gelmiş. Doktorlar, artık taburcu etmeyi düşündükleri hasta ile son bir görüşme yaparak,iyileştiğinden emin olmak istemişler. Adama sormuşlar:
-"Söyle bakalım; sen insan mısın, fare misin?" Adam gülümsemiş:
-"Doktor bey, o günleri geride bıraktım. Elbette ki ben bir insanım." Doktorlar, içleri rahatlayarak:
-"Tamam o zaman, artık burada kalmana gerek kalmadı", demişler ve çıkış belgelerini uzatmışlar. Birkaç dakika sonra, gruptaki doktorlardan biri bahçeye çıktığında, adamı bir ağacın arkasına saklanır halde görmüş.
-"N'oldu yahu? Sıkılmadın mı buradan, çıksana, git özgürlüğün tadını çıkar!"
-"İyi de doktor bey, orada bir kedi var!"
-"Eee, ne olmuş kedi varsa; hani sen artık bir fare olmadığını biliyordun?"
-"Ya doktor bey, ben fare olmadığımı biliyorum da; kedi benim fare olmadığımı nereden bilecek?"






İki çocuğu olan köydelikanlısı askerliğini yapıp da evine döndüğünde bakmış karısı Ayşe üç çocukla bir masanın etrafındalar. Birden öfkelenip bağırmaya başlamış ; Abovv..ula kaltak, bu üçüncü çocuk nerden çıktı? Askere giderken iki çocuğumuz vardı.. Bu sonuncusu benden olamaz. Ayşe ona gayet sakin cevap verir ;
- Ne bağırıyorsun?? Sana baba mı diyir?? Oturmuş yoğurdini yiyir!





Koca eve zil zurna sarhoş girer ve karısına bakarak:
- Ne kadar çirkin olduğunu biliyor musun?
- Sen de pis ve sarhoşsun, diye cevap verir karısı.
- Iyi de benimki sabah'a gececek!...




Amerika'da 22 no'lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saatle gittiğini fark etmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün. Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü: Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? Diye endişe ile sormuş. Polis demiş ki; hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz Ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarıyla 22 km.hızla gidiyorsunuz. Yaşlı teyze: Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak istedim! Polis: Teyzeciğim demiş, o 22 otoyolun numarası. Bu yolda min.50 km hızla gitmelisiniz. Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş. Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış. Ve sormaya karar vermiş sürücüye. Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu arkada oturan kişilerin nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi! Kadın şöyle cevap vermiş: valla bende anlamadım, 250 no'lu karayolundan çıktıktan beri böyleler.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

alper44


Kategori Moderatörü


Kayıt: 24 Şub 2007
Mesajlar: 3587
Şehir: Malatya

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Prş Ağu 02, 2007 12:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Buda yaşanmış fıkra gibi bi olay
Konuyla ilgili açıklama yapan davacının avukatı İdris Karadeniz "Müvekkilim marketten aldığı 2 Lt.lik kampanyalı cocacola ürününün kapağını açtığında hediye çıkmadığını ve tekrar deneyiniz yazısını görmüş. Bunun üzerine kapağı kapatıp tekrar açmış ancak yine aynı şey. Bunun üzerine aynı şişe kapağında tam 4246 defa deneme yapmasına rağmen hediye çıkmamıştır. CocaCola şirketinin tüketiciyi dolandırdığını düşünen müvekkilim şirkete dava açmaya karar vermiştir. Bizde bugün gelerek dava dilekçemizi adliyeye teslim ettik. 10 bin YTL. Maddi tazminat talep etmekteyiz" dedi. Davadan haberdar olan CocaCola yönetimi adına açıklama yapan bir sirket yetkilisi olayın çok komik olduğunu ve artık Karadeniz bölgesine gönderilen ürünlerin kapağına " Başka şişede inşallah " yazmayı düşündüklerini söyledi.




Buda başka yaşanmış bi olay
Tüketici hakları konusunda "Müşteri her zaman haklı mı?" sorusunu irdelerken çeşitli ülkelerdeki mahkemelik olayları araştırmışlar ve buldukları belgelerden birisi. Olay gerçek... WorldPerfec (Bilmeyenler için yazıyorum, bilgisayar, elektrikli daktilo gibi aletler için program yapımcısı)... Bu Şirketin müşteriye yardım hattında banda alınmış bir telefon konuşmasını okuyacaksınız. Bu konuşma sonrası WorldPerfect görevlisi işinden kovuluyor. Kovulan görevli WorldPerfect'i kendisini "Gerekçesiz" işten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İşte bu konuşmanın deşifresi.
-WorldPerfect yardım hattı, buyrun, nasıl yardımcı olabilirim.
-WorldPerfect`te bir sorun oldu.
-Nasıl bir sorun?
-Yazı yazıyordum, birden bütün kelimeler gitti.
-Gitti mi?
-Yokoldu!
-Ekranda şu anda ne görüyorsunuz?
-Hiç bir şey.
-Hiç bir şey mi?
-Yazdığım hiç bir şey ekrana çıkmıyor.
-Hala WorldPerfect programında mısınız yoksa programdan çıktınız mı?
-Bunu nereden bileyim.
-Ekranda bir "C" harfi görüyormusunuz?
-Bir "hece" mi..
-Boşverin. Ekranda yanıp sönen bir çizgi var mı?
-Söyledim ya hiç bir sey yazmıyor.
-Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
-Monitor ne?
-Ekranı olan yer, televizyon gibi... Çalıştığınızı gösteren küçük bir lamba var mı?
-Bilmiyorum.
-Monitorün arkasına bakın, oraya bir elektrik kablosu giriyor olması lazım. Görebiliyor musunuz?
-Evet.
-Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektriğe bağlımı bana söyleyin.
-Bağlı.
-Harika. Monitorün arkasına bakınca bağlı olan tek kablo mu gördünüz, yoksa iki tane mi?
-Görmedim.
-Tekrar bakar mısınız, ikinci bir kablonun da bağlı olması lazım.
-Evet buldum.
-Tamam, şimdi onu takip edin bilgisayara bağlı mı diye bakın.
-Kabloya ulaşamıyorum.
-Ulaşmayın, bağlı mı diye bakabilir misiniz?
-Olmuyor.
-Bir seyden destek alıp eğilip bilgisayarın arkasına baksanız...
-Eğilmek dert değil, karanlık olduğu için bakamıyorum.
-Karanlık?
-Ofisin ışıkları kapalı, pencereden gelen ışık yetmiyor.
-Ofisin ışıklarını yakın.
-Yanmaz.
-Neden?
-Elektrikler kesik.
-Elektrikler mi kesik. Tanrım..! (kısa bir sessizlik) Bilgisayarın kutusu, kitapları her şeyi duruyor mu?
-Evet dolapta.
-Şimdi bilgisayarı sökün, aynen aldığınızdaki gibi paketleyin ve aldığınız dükkana iade edin.
-Durum bu kadar kötü mü?
-Korkarım öyle!
-Peki tamam. Onlara ne diyeceğim?
-"Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalım" diyeceksiniz...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

alper44


Kategori Moderatörü


Kayıt: 24 Şub 2007
Mesajlar: 3587
Şehir: Malatya

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Prş Ağu 02, 2007 4:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel ve arkadaşı araç kiralama şirketine giderler, bir Mercedes kiralarlar ve yola koyulurlar giderken arabanın motoru patlar, bunun üzerine hemen araba kiralama şirketine geri dönerler : "Ya böyle böyle, arabanın motoru iyi değilmiş, falan... filan..." derler. Hemen yeni araba verirler ve gene aynısı olur, araba kiralama şirketinin sahibi şaşırmıştır ve der ki, "Yahu Temel sen bu arabayı nasıl kullanıyorsun da böyle oluyor" Temel de cevap verir : "Arabaya biniyorum birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci vites derken hacen orda bir de "R" var Rocketleyrum patlayi motor"...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

ramus


Fakülteli (1)


Kayıt: 02 May 2007
Mesajlar: 848
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Prş Ağu 02, 2007 5:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Muhahaha ya gerçekten saglam fıkra alper sagolasın Smile
_________________
"PARMAKLARIN BALE YAPTIĞI SANATTIR FLAMENCO"



RaMuS...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yahoo Messenger MSN Messenger

crazzyhell


Üye


Kayıt: 12 Arl 2007
Mesajlar: 101
Şehir: Samsun

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Arl 14, 2007 8:09 pm    Mesaj konusu: fıkra Alıntıyla Cevap Gönder

Bir gün temel İstanbula gelmiş bi bakmış etraftan top sesleri geliyoo. Temel birisine sormuş neden top sesleri geliyor.Adam:Kraliçe elizabet geldi o yuzden demiş. Aradan 1'2 saat geçmiş ama hala top sesleri kesilmemiş.Temel yoldan geçen birine sormuş. Niye top sesleri geliyo demiş:Adam kraliçe elizabet geldi demiş.
Temel: ULAA BAŞIM ŞİŞTİ 2 SAATTİR Bİ KARIYI VURAMADILAR.

_________________
Başarı yolunda sürat isteğin şiddeti kadardır.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

crazzyhell


Üye


Kayıt: 12 Arl 2007
Mesajlar: 101
Şehir: Samsun

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Arl 14, 2007 8:20 pm    Mesaj konusu: fıkra Alıntıyla Cevap Gönder

Bir gün Temel balığa çıkar. İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar. Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.

Temel dua etmeye başlar.Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden.

Hava bir zaman sonra düzelir.Temel evine dönmeye başlar.Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der. Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.

Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der:

-Haçen sende şakadan heç anlamiyesun...

_________________
Başarı yolunda sürat isteğin şiddeti kadardır.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

mmajör


İbreti Alem!


Kayıt: 09 Ağu 2007
Mesajlar: 492
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Arl 14, 2007 11:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

nasrettin hoca bir gün elma satıyormuş.alma alma diye bağırıyormuş.adamın biri gelip almış.eve götürüp kesmiş elmalar çürük çıkmış.hocanın yanına gitmiş hocam bu elmalar çürük çıktı demiş.hocada adama ban sana alma alma dedim demiş.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

keman23


İbreti Alem!


Kayıt: 09 Ağu 2007
Mesajlar: 635
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Arl 14, 2007 11:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ahahahah hocam bu nası fıkraymıs koptum..Gül eller havaya Bravo
_________________
aranağmede ....
alper bulut........
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder Üyenin web sitesi Yahoo Messenger MSN Messenger

crazzyhell


Üye


Kayıt: 12 Arl 2007
Mesajlar: 101
Şehir: Samsun

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Çrş Arl 19, 2007 10:28 am    Mesaj konusu: çok komik Alıntıyla Cevap Gönder

Çok komik fıkralar süper olmuş.
_________________
Başarı yolunda sürat isteğin şiddeti kadardır.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

poınt


Aktif


Kayıt: 26 Eyl 2007
Mesajlar: 323
Şehir: Bartın

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Çrş Arl 19, 2007 12:20 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Hasan diye kimi kimsesi olmayan biri askere gitmiş.
Arkadasları aileleriyle konusuyor,ailelerinden para felan istiyormuş fakat bizim hasan telefon açacak kimsesi olmadığı için oturmuş ALLAH'utealaya mektup yazmış.'ALLAH'ım durum sana ayan beyan, kimsem yok biliyosun,ne olur bana 200 milyon.Hasan kapatmış zarfı yazmış üstüne'hasandan Rabbine' Atmış postaya hasan mektubu tabi asker mektubu incelenir subaylar bi bakmışlar birliklerinde gariban asker.subayın birisi'ana bizim birlikte böyle gariban askerlerde mi vardı.Subaylar çıkın paraları'demiş. 200 milyon çıkmamış 150 milyon çıkmış.Koymuşlar zarfa yazmıslar'rabbinden hasana'Aslanım hasan almış zarfı bakmış 150 milyon.Oturmuş ALLAH'utealaya 2. mektubu döşemiş.'ALLAH'ım mektubunu aldım çok teşekkür ederim.Şimdi sana bi adres verecem parayı bundan sonra oraya gönder.Zira bu subaylar içinden çalıyo.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

alper44


Kategori Moderatörü


Kayıt: 24 Şub 2007
Mesajlar: 3587
Şehir: Malatya

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Arl 21, 2007 4:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

afacanlar
2 tane afacan varmis, cok yaramazlarmis,hirsizlik ve her türlü yaramazlik yaparlarmis.Bir gün babalari onlari papaza götürüp akillandirmak istemis.
Papaz afacanlara sormus: "çocuklar,tanri nerde ?"
çocuklar: "Ne?"
Papaz:"Tanri nerde?"
Afacanlar kaçmaya baslamis,teki kaçarken sormus: "abi biz neden kaçiyoruz?"
Digeri cevap vermis:"TANRI CALINMIS,BIZDEN BILIYORLAR! "


Lazer yazıcı
Komutan emir erini çağırmış
- Bana çabuk bir lazer yazıcı bul getir.
- Emredersin komutanım.
Bir saat sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş.
-Lazer yazıcıyı getirdim komutanım.
-Hani nerde lan?
-Komutanım bu arkadaş laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır!
-Ulan iyiki scanner istememişiz be!

Çiviler
Wilson adinda birinin bir çivi fabrikasi vardir ve reklama ihtiyaci vardir. Pazarlamaci arkadasi ile konusurken arkadasi "Wilson Çivileri" diye bir reklam ayarlayabilecegini ifade eder. " Bana bir hafta ver" der arkadasi, "Sana bir kasetle dönecegim" Bir hafta sonra pazarlama uzmani Wilsonu görmeye gelir. Kaseti videoya koyar ve çalistirir. Romali bir asker Isa'yi çarmiha çivilemekle mesgul; yüzünü kameraya çevirir ve "Wilson Çivileri kullanin, Onlar herseyi tasir" der. Wilson çilgina döner ve bagirir "Senin problemin ne? Bunu asla TV'de göstermezler, Sana ikinci bir sans veriyorum, ama kesinlikle Romalilarin Isa'yi çarmiha germesi gibi seyler istemiyorum." Ikinci hafta pazarlamaci elinde baska bir kasetle gelir. Yine kaseti videoya koyar ve çalistirir. Bu sefer kamera Roma'nin disindan merkeze dogru yakinlasir ve çarmiha asilmis Isa'nin önünde durur. Romali bir asker yukari bakar ve "Wilson çivileri, herseyi tasir."der. Wilson kendini tutar bu sefer. "Sen beni anlamiyorsun, Çarmihta bir Isa istemiyorum. Sana son bir sans veriyorum, bir hafta içinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni istiyorum." Bir hafta daha geçer. Wilson sabirsizlikla beklemektedir. Pazarlama uzmani yeni kasetiyle gelir. Saçlari uzamis bir adam nefes nefese kosmaktadir. Bir düzine Romali asker de pesinden kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri kameralardan birine döner: "Keske Wilson çivileri kullansaydik."

Kiyamet
Günün birinde Bill Clinton, Fidel Castro ve Bill Gates kendilerini tanrinin yaninda bulmuslar. Tanri bunlara dönmüs " Sizi buraya çagirdim çünkü 2000 yilinda kiyametin kopacagini cemaatlerinize haber vermenizi istiyorum" demis. Daha ne oldugunu anlayamadan bi de bakmislar ki evlerindeler... Clinton, hemen ülkenin bütün televizyonlarina haber vermis ve canli yayina çikmis. " Sayin vatandaslarim, size bir iyi bir de kötü haberim var. Iyi olani, In god we trust harbi harbi var. Yani bunca zaman bosuna inanmadiniz. Kötü olan ise 2000 yilinda kiyamet kopacak... " Kastro'da bos durmamis hemen insanlarinin karsisina geçmis. " Yoldaslar üzgünüm ama size iki kötü haberim var. Birincisi, bunca zaman kendimizi kandirmisiz, tanri gerçekten de varmis! Ikincisi ise daha kötü, daha tanriya inanamadan hepimiz ölecegiz, çünkü 2000 yilinda kiyamet kopuyor. " Bu arada Gates'de bütün kurmaylarini toplamis havadis veriyor. "Baylar size iki iyi haberim var. Birincisi, tanri beni dünyanin en önemli üç kisisinden biri olarak görüyor. Ikincisi ise artik "year2000" problemini çözmemize gerek kalmadi..." .

Temel barda
Temel İstanbul'a gelecektir. Köyünde çok methini duyduğu sinek bara da mutlaka uğramayı düşünür. İşlerini hallettikten sonra bir gece sinek bara gider bir içki söyler ve etrafı incelemeye başlar. Ancak ortalıkta o kadar merak edilecek bir şeyin olmadığını görerek tuvalete gider.Birde bakar ki pisuvar altından yapılmış. İhtiyacını karşıladıktan sonra demek ki sinek barın özelliği bu diyerek dışarı çıkar.
Ertesi gece tekrar aynı bara gelir
Bir içki söyledikten sonra ihtiyaç için tuvalete gider birde bakar ki altından yapılmış pisuvar yerinde yok. Hiddetle dışarı çıkar ve barmene söylenir:
-Kardeşim altın pisuvarı neden kaldırdınız? zaten başka özelliğiniz yoktu.
Barmen Temel'i şöyle bir süzdükten sonra biraz ilerde duran iri kıyım adama dönerek;

-Haydar abiii.. gel abi buraya dün akşam senin saksafona işeyen adamı buldum.

Papaz
Papaz, ölmek üzere olan adamin üzerine egilerek;
- "Ölmeden önce seytani ve onun kötülüklerini lanetle."der.
Ancak adamdan ses çikmaz. Papaz istegini bir kez daha tekrarlar ama hastanin sessizligi sürer. Sonunda papaz kizgin bir ifadeyle;
- "Neden seytani ve kötülüklerini lanetlemiyorsun, bre gafil?" diye sorunca adam halsizce cevap verir;
- "Nereye gidecegim belli olmadan kimse hakkinda konusmak istemiyorum"

Çok soguk kis
Kizilderililer ekim ayinda yaptiklari olagan toplanti sonunda seflerine 'gelecek kis hava çok soguk olacak mi?' diye sorarlar.Sef, kisin soguk geçecegini, önlem olarak tüm kabile fertlerinin yakacak odun toplamasini söyler.Iyi bir lider olmanin geregi sef kasabaya iner ve Amerikan ulusal meteroloji servisine telefon ederek 'gelecek kis hava çok soguk olacak mi?' diye sorar.
-Gerçekten soguk olacak! cevabini alir.Sef geri döner dönmez kabilesini toplar ve kisin çok soguk geçecegini, daha fazla yakacak odun toplanmasini söyler.
Bir hafta sonra baska bir is için kasabaya inen sef,Amerikan ulusal meteroloji servisine tekrar telefon ederek 'gelecek kis hava çok soguk olacak mi?' diye sorar.
-Çok soguk olacak! cevabini alir.Sef geri döner dönmez kabilesini tekrar toplar ve kisin çok soguk geçecegini, daha fazla yakacak odun toplanmasini, hatta küçük dal parçalari ve çalilarin dahi toplanmasini emreder.
Iki hafta sonra kasabaya inen sef,Amerikan ulusal meteroloji servisine tekrar telefon ederek 'gelecek kis hava gerçekten çok soguk olacak mi?' diye sorar.
-Kesinlikle, gerçekten çok çok soguk olacak, tüm kizilderililer deliler gibi yakacak odun topluyorlar! cevabini alir.

Musa & Isa
Hirsiz gecenin bir vakti bos oldugundan emin oldugu bir eve
girer. cep feneriyle evin içinde dolanmakta, degerli esya bulmak için salonda gezinmektedir. gecenin sessizligini yirtan bir ses: "isa seni izliyor" hirsizin yüregi agzina gelir, donar kalir. sonra yine sessizlik.. hirsiz bunun son isi olduguna dair yüz
kere yemin ettikten sonra feneri tekrar yakar ve yine dolanmaya devam eder.
tam müzik setini götürmek üzere tellerini kestiginde ses yine
duyulur:"isa seni izliyor"
hirsiz, elinde fener korkuyla döndügü anda fenerin isigi bir papagan üzerinde sabitlenir. hirsiz derin bir oh çeker ve papagana sorar:"sen misin
lan,deminden beri konusan?" papagan cevap verir:"evet. seni uyarmaya çalisiyorum." hirsiz: "ne uyarmasi yahu! sen kendini ne saniyorsun?
"papagan: "ben musa'yim"
hirsiz: "musa mi? hey allahim! bu insanlarda nasil bir kafa var ki, tutmus papagana "musa"adini vermisler."
papagan: "özel egitimli alman kurt köpegine "isa" adi veren kafanin aynisi!

Yöneten erkekler
Yeryüzündeki herkez ölür ve Tanri'nin huzuruna çikarlar...Tanri der ki:
-Erkekler iki sira olsun,bir sirada karilari tarafindan yönetilen erkekler,diger sirada karilarini yöneten erkekler,ayrica bütün kadinlari cennete aldim onlar meleklerle birlikte gidecekler simdi.
Böylece kadinlar gittikten sonra Tanri erkeklerin karsisina geçer.
Bir bakarki karilari tarafindan yönetilen erkeklerin sirasi 100km. uzunlugunda...Ama karilarini yöneten erkeklerin sirasinda sadece bir adam duruyor...Tanri diger siradakilere çok kizar:
-Kendinizden utanin!!!Sizi bu dünyada güç ve iradenin temsilcisi olarak yarattim ve suraya bak,hepiniz güçsüz,karaktersiz 100km.lik bir sira olmussunuz...Bakin bir tek erkek kulum su yan sirada tek basina gururla dikiliyor...Ondan ders alin!!!
-Oglum sen anlat bunlara,sen ne yaptin da ''Karilarini yöneten erkekler''sirasinda bir tek sen oldun?
Ve adam cevap verir:
-Bilmem...Karim bana burda durmami söyledi...

Tıpta iki kural
Tıp fakültesinde profösör derse girer ve öğrencilere tıpta önemli iki kuralın olduğunu söyle...birincisi hiç bir şeyden mideniz bulanmayacak hiç bir şeyden tiksinmeyeceksiz...şimdi size uygulamalı olarak gösterecem der ve masanın üzerinde duran cesedin anüsüne parmağını batırır ve yalamaya başlar..daha sonra bu işi tüm öğrencilerin yapmasını ister.bütün öğrenciler sıraya girer ve cesedin anüsüne parmağını sokar ve yalarlar.bu iş bittikten sonra profösör "şimdi gelelim ikinci kurala" der.
"tıpta ikinci önemli kural gözlemdir" der ve ekler "ben cesedin anüsüne işaret parmağımı soktum ama orta parmağımı yaladım"
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

kontrbasci


Fakülteli (7)


Kayıt: 01 Ağu 2008
Mesajlar: 3580
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Eyl 19, 2008 12:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"

Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et." Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et." - "Etmem." Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş. - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."
Gül

_________________
ray brown
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

kontrbasci


Fakülteli (7)


Kayıt: 01 Ağu 2008
Mesajlar: 3580
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Eyl 19, 2008 12:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Adamın birinin evinde yangın çıkmış. Komşuları yardıma koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş.. İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarda beklemesini söylemiş. Dalmış tekrar duman ve ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya. Sonra karısını, sonra köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış. Onu seyreden komşularından biri sormuş: - Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?" diye. - "Kayinvalidem içeride!" demiş adam; "arada bir girip çeviriyorum!".

Gül

_________________
ray brown
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

kontrbasci


Fakülteli (7)


Kayıt: 01 Ağu 2008
Mesajlar: 3580
Şehir: İzmir

Cinsiyet: Cinsiyet:Bay

Durumu : Offline

MesajTarih: Cum Eyl 19, 2008 12:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"
Gül

_________________
ray brown
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 12:48 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

harikalar yahuu Razz Gül
_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 12:56 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

İlginç bir tesadüf sonucu bulduğu penguenin elinden tutup "Ne yapacağım bunu" diye düşünerek dolaşan Temel, İdris'le karşılaştı.
- Ula Temel nedir bu ?
- Bende pilmeyrum daa, ne yapacağum diye düşüneyrum.
- İlahi Temel, düşünecek ne var hayvanat bahçesine götürsene.
Bu fikri benimseyen Temel İdris'in yanından ayrılmıştı. Aradan bir kaç saat geçmişti ki, yine karşılaştılar ve yine Temel'in yanında penguen vardı. İdris merakla :
- Uyy, hayvanat bahçesine götürmedin mi oni ? diye sorunca Temel :
- Götürdüm daa, şimdi de sinemaya götüreyrum.

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 12:57 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Baban Var mudur? [#5449]Temelin askerlik yaptığı bölükte bir gün Temelin arkadaşının babası ölür.
Komutanları der bunu alıştıra alıştıra kim söler.
Birden Temel akılarına gelmiş.Temeli çağırmışlar. Anlatmışlar durumu.
Temel hemen arkadaşı cemali yanına çağırır.
- Ula Cemal Senin Amcan Varmudur?
- Vardur.
- Dayin Varmudur?
- Vardur.
- Teyzen Varmudur?
- Vardur.
- Annen Varmudur?
- Vardur.
- Baban Varmudur?
- Vardur.
- Nah Vardur!

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 12:57 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

SAYIN MESAJI ALAN KİŞİ,


Su anda pir Laz Virüsü almış puluniysunuz...

Biz, Trabzon-Türkiye'de henüz yeterli teknolojik imçanlara sahip
olmatuğumuzdan, pu pir MANUEL virüstür!!

Lütfen, çendi hard disçinizdeki püdün tosyalari çendinuz silerek yok

edinuz ve bu maili biltuğunuz herçese cönderinuz!!

Pize yardımci oltuğundan dolayi ı çok teşeççür ederuz.


Hacker
Temel


Lazlara özel not : Bu bir şaka e-mailidur. Bu Mail'e uyup da

hard disçinizdeki tosyalari silmeyinuz

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 12:58 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel'in abisi çok çapkınmış, her gün bir kızı babasının arabası ile dağa götürürmüş. Temel ise dağda ne yaptıklarını hep merak edermiş.

Bir gün temel arabanın bagajına binip onlarla beraber dağa çıkmışlar. Araba durunca Temel bagajdan inip abisi ile kızı izlemeye başlamış.

Abisi kızın omzuna elini uzatmış:
- "Evet mi? hayır mı?"
demiş. Kız kızgın bir şekilde:
- "Hayır"
demiş. Abisi:
- "İn aşağıya yayan gel"
demiş. Temel bir şey anlamamış ertesi gün yine arabanın bagajına binmiş.

Olay yine aynı abisi kıza evetmi hayır mı diye soruyor kız yine hayır diyor. Abisi
- "İn aşağıya yayan gel"
diyor.

Temel bunun üzerine:
- "Çapkınlık herhalde böyle birşey"
deyip eve gider ve merdivenin altından üç tekerlekli bisikletini çıkarır mahalleden bir kız çocuğunuda arkasına bindirir ıkına mıkına dağın tepesine gelirler.

Temel soluk soluğa elini kızın omzuna koyar ve sorar:
- "Evet mi hayır mı?"
Kızda ne bilsin garibim
- "Evet"
der. Temel bir müddet düşünür ve cevabını verir:
- "İyi sen bisikleti al ben yayan geliyorum."

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 12:59 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel bir gün hastaneye gitmiş hastenenin bir köşesinde bir adam hüngür hüngür ağlıyormuş. Temel sormuş niye ağlıyorsun uşağum diye. Adam:
- Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler.
Bu sefer Temel ağlamaya başlamış. Adam sormuş Temel'e "niye ağlıyorsun" diye; Temel cevaplamış:
- Ben de idrar tahlili yaptırmaya geldim daa.

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger

begüm altuntaş


Fakülteli (1)


Kayıt: 25 Arl 2008
Mesajlar: 1108
Şehir: İstanbul

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Pts Şub 09, 2009 12:59 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Temel hergün meyhaneye gidiyormuş ve her gün 3 kadeh içki içiyormuş.Garsonun dikkatini çeker ve sorar
- Her gün neden 3 kadeh içki içersiniz?
Temel:
- Biz 3 kardeşiz diğer ikisi olmadığından onların yerinede içiyorum. Aradan zaman geçer Temel bir gün gelir ve 2 kadeh içki ister ve garson şaşırır ve sorar
- Hayırdır bugün iki kadeh içiyorsunuz yoksa kardeşiniz öldümü diye sorar
Temel de
- Hayır ben içkiyi bıraktım der..

_________________
Başka türlü birşey benim istediğim ne ağaca benzer,ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz,havası ayrı hava...
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Başlığa cevap gönder  

Bu Bölümün Tüm Sayfaları | Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki

2. sayfa (Toplam 4 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indirebilirsiniz



Güvenlik Sistemi CBACK CrackerTracker
19838 saldırı girişimi engellendi.

Copyright © 2006 Müzik Fakültesi